Eski Foça

Aramış olduğunız şey bir gıdım refah ve çok mu bunaldınız? Tatil hayaliyle yanıp tutuşuyorsunuz yalnız ofisinizin camından dışarı bakmak dışında elinizden gelen bir şey yok mu? Gelin size huzurun adresini verelim: eski foça
Denizin dalgası, martıların çığlıkları, motorların patpatlarıyla altın benzer şekilde parlayan güneşli bir güne gözlerini açmayı kim istemez?

Siren kayalıkları

Tarihçi homeros’un sözünü ettiğine nazaran; siren kayalıklarından geçen odyseia ıslığa benzeyen gizemli sesler çıkaran kayalıkların çağrsıcaklıkndan çok etkilenir ve tayfalarının bu karşı konulmaz davetten etkilenip duraklamamaları için de kulaklarına balmumu tıkar…
Bugünse siren kayalıkları, nesli tükenmek üzere olan akdeniz fokları’nın barınma yeri olması sebebiyle koruma bölgesi ilan edilmiştir.
Ege’de gün batımı bir diğer derler bilirsiniz; eski foça’da bamdiğer… güneşin dalgalarla sevişerek vedalaşmasına fanatik olmamak ne olası?

Karataş efsanesi

Foça’da bir taş var derler. Kim eski foça’ya gittiğinde bu karataş’a rast gelir ve rotatif, yeniden eski foça’dan kopamazmış…

Büyük kentde yaşayıp hala huzlinka soluk alabilen kaç kişi kaldı? Boşverin, hiç düşünmeyin bile! çevreınızda mırıl mırıl sizi huzura boğacak kedileriyle eski foça, size beklediklerinizden de fazlasını sunacak kadar eli bol…
Ne çok soğuk, ne çok sıcak (tamam, alışkın olmayan bünyelere birazcık soğucak gelebilir yalnızca o denli şeyapmamak lazım!)… ne çok sığ, ne çok derin… her şey olması icap ettiği gibi! Deniz kestanelerine dikkat…
Taşı toprağı altın olmasa da eski foça köklü bir tarihe tanıklık etmiş. O kadar ki burada her daim bir arkeolojik kazıya muadil gelmeniz muhtemel. Yunan’dan pers’e birçok medeniyetten izler, eski foça’da hala göze çarpar…
Foça, 3 bin yıldır denizci bir kasaba. Kırlangıçtan mezgite, işkineden kolyoza, levrekten trancaya, karagöz, dil, sinarit, çinekop, barbunya, çipura, mercan, kalamar, ahtapot, midye, ıstakoz, karides… Saydığımız tüm bu balık ve deniz canlılarını bir arada barındıran kaç farklı yer sayabilirsiniz?
Bu yoğun deniz nüfusunun olduğu yerde ufak balıkçıların olmaması olası değil. Bu balıkçıların tekneleri limanın ve denizin en hoş süsü bizce…
Bugüne dek yediğiniz midye dolmaları unutun! Biz yine ne yazsak boş, ne yazsak kifayetsiz…
Mümkünse hamileler ve stres hastaları bu maddeyi es geçsin! Bundan kaynaklı ağızların sulanmaması, gece rüyalara girmemesi ve dahi aşermemek namümkün!

Canım foça, balıkları kadar otlarıyla da fazlaca zengin bir kasaba. Bu otlardan bazıları rezene, enginar, arapsaçı, ebegümeci, ısırgan otu ve turp otu biçiminde sıralanabilir. mükemmel mezelerin hammaddesi olan bu arkadaşların her birine tek tek aşık olmak imkânlar dahilindedir!
Foça’nın dillere destan şaraplarından tatmadan geri dönmek inanın sizi üzecek…
Eski foça, rüzgarıyla bilinir. Gündüzleri sıcak olan havaya aldanmamanızı ve gece için üzerinize ne olursa olsun kalın bir ceket almanızı öneririz.
Daracık sokaklarına dizilmiş bahçeli, geniş balkonlu taş evler, eski foça’nın bütün hikâye sünü cadde cadde konuşmadan anlatıyor, siz de duyabiliyor musunuz?

Foça Sahillerinde deniz ve yosun kokusu duyulan bu şehirte, canınız çektiği an, her yerde denize atlayıp yüzebilir, sabah çayını, ağını onaran bir balıkçı ile yudumlayabilirsiniz…

Foça Gezilecek Yerler

Ege’nin en hoş tatil beldelerinden biridir Foça. Masmavi kıyıları, mitolojiye konu olan efsaneleri, tarihi hoşlikleri, cana yakın insanları ile daha ilk görüşte sizi kendisine bağlar.
Foça’da tatil yapmayı planlıyorsanız, burada göreceğiniz birçok yer var. Size önereceğimiz bu yerlerin bir kısmı tarihi yapılar, bir kısmı ise eşi benzeri olmayan doğal hoşlikler.

Foça’da kesinlikle görmenizi önerdiğimiz yerlerin başında belde ile özdeşleşmiş Foça Siren Kayalıkları geliyor. Homeros Destanı’nda da ismi geçen Siren Kayalıkları, Foça’nın ünlü fok balıklarının da başlıca yaşam alanı. Doğal yaşama zarar vermemek adına burada denize girmek yasak; ama bu hoşliği uzaktan izlemek bile çok eğlenceli…

Foça’da görülmesi gereken tarihi yapılardan en önemlileri ise Ceneviz Kalesi ile Beş Kapıları Kalesi. Yüzlerce yıllık geçmişe sahip olan bu tarihi yapılar Foça’nın geçmişi ile ilgili ipuçları veriyor tatilcilere…

Foça, gelişen turizmle beraber Yeni Foça ve Eski Foça olmak suretiyle 2 ayrı bölümden oluşuyor. Foça’nın en eski taş yapıları, sevimli mekanları ve çarşısı Eski Foça’da yer alıyor. Foça’nın ruhunu en yakında hissedebileceğiniz Eski Foça’yı kesinlikle gezin.

Foça’da bulunan adalar da görmenizi önerdiğimiz doğa hoşliklerinden. Orak Adası, İncir Adası, Kartdere Adası, Fener Adası bu ada grubunun en bilinenlerinden. Özellikle İncir Adası’nda Foça halkı ve turistler sıkça vakit geçiriyor, denize giriyor ve piknik yapıyorlar. Siz de bu adaları görebilir, doğa keşiflerine çıkabilirsiniz.

İzmir Foça’da görmenizi tavsiye ettiğimiz doğal hoşlikler arasında kuşkusuz görkemli koylar yer alıyor. Eski Foça’dan Yeni Foça’ya giden sahil yolu üzerinde birbirinden hoş koylar var. Bu koylarda dilediğiniz gibi denize girebilir, güneşin tadını çıkarabilirsiniz.

Foça Yapılacak Aktiviteler

Horoz ve fok balığı olmak suretiyle iki sembolü olan Foça mitolojik, arkeolojik, tarihi, doğa ve şehirsel sitin bir arada olduğu özgün bir ilçedir.

Siren Kayalıkları, Şeytan Hamamı, Taş Ev (Anıt Mezar), Beş Kapılar (Ceneviz) Kalesi, Osmanlı dönemine ait Dış Kale, Fatih Camii, Kayalar Camii, Hafız Süleyman Camii ve Osmanlı Mezarlığı ile Ege mimarisinin özelliklerini taşıyan sivil mimari yapıları, Foça’nın çevre dşayetlerini zenginleştiren nedenlerdır. Kısaca tanıyalım…
Şeytan Hamamı: Çan tepesinin eteğinde bulunan ve kaya mezar tipinde olan yapı, Şeytan Hamamı olarak bilinmektedir. İlçe merkezine 2 km. uzaklıktadır.

Siren Kayalıkları: Fok balıklarını andıran adacıklardan oluşan bu kayalıkların en büyüğü Orak Adası kayalıklarıdır. Homeros destanında da yer alır ve yolunu şaşıran gemilerin çarptıkları kayalıklar olarak söz edilir. Fok balıklarını andıran adacıklardan oluşan bu kayalıkların en büyüğü Orak Adası kayalıklarıdır.

Taş Ev: Foça’ya 10 km. kala yol kenarında yükselen bu kaya anıt mezarı, yarı yontulmuş biçimdedir. Pers etkisinde inşa edilen yapı Lykia – Lydia geleneğinde inşa edilmiş olup, M. Ö. 4. yüzyıla tarihlenmektedir.

Beş Kapılar Kalesi: Bu antik Kale Michel Paleoloc tarafından 1275 yılında Cenevizli Manuel Zacharna’ya verilmiş ve zaman içerisinde Cenevizliler tarafından slinkarı onarılmıştır. Phokaia’nın 1455 yılında Osmanlı topraklarına katılımından sonra slinkar onarılarak bugün dokuz tanesini ayırt edebileceğimiz kulelerle donatılmıştır. Beş Kapılar’da bugün Açıkhava Tiyatrosu olarak kullanılan bölüm ‘kayıkhane’ imiş. Giriş kapısının üzerinde bulunan yazıta göre, bu onarım Kanuni Sultan Süleyman zamanında yapılmıştır.

Dış Kale – Ceneviz Kalesi: Foça’nın güney batısındaki Kale Burnu’nda bulunan kale, kaynaklara göre 1678 yılında bölgeyi güvenliğini sağlamak için stratejik bir noktada, Osmanlılar tarafından, bir boğazkesen olarak yapılmıştır. Bir burun üzerinde bulunan kale, doğuda savunma amacıyla anakaradan büyük bir hendekle ayrılmıştır. Sualtı arkeolojik araştırmaları sırasında kalenin açıklarında denizin dibinde taş gülleler bulunmuştur. Bu güllelerin, kaleden düşman gemilerine mancınıkla atılmış olduğu düşünülmektedir.

Kayalar Camii: Kale içindedir. İnşaat tarihi ve kimin tarafından yapıldığı bilinmeyen cami, geç dönem Osmanlı mimari tarzının bütün özelliklerini göstermiştir. Yapının batısında sonradan eklenmiş bir şadırvan yer alır.

Hafız Süleyman Ağa Mescidi: Halk arasında Süleyman Ağa Mescidi olarak tanınmış yapı, 1548 yılında Foça Kalesi Dizdarı Hamzaoğlu Mustafa tarafından yaptırılmıştır. Ancak yapının sonraki dönemlerde çeşitli onarımlar geçirdiği bugünkü görünüşünden anlaşılmaktadır.

Hamamlar: Osmanlı döneminden günümüze iki hamam gelebilmiştir. Her ikisi de Atatürk Mahallesi’nde bulunmaktadır. 115 ve 116 sokaklarının kesiştiği köşede bulunan hamam, ortası kubbeli, enine sıcaklıklı, çifte halvetli Türk hamamı sınıfına girer. Soyunmalık bölümü bütünüyle yıkılmıştır. 118 no.lu sokakta bulunan diğer hamam ise son derece harap durumdadır. Bilinen Türk hamamlarından farklı bir mimariye sahip olup, diğerinden daha sonra yapıldığı sanılmaktadır.

Adalar: Foça’nın önlerinde bulunan altı ıssız adadan oluşan bir ada grubudur. Bunlar: Orak Adası, İncir Adası, Kartdere Adası, Fener Adası, Hayırsız Ada ve Metalik Ada’dır. Orak Adası’nın güney kıyısında uzun bir çalılık kumsal, yine orak ile Hayırsız ve Kartdere’ de 80 metre yüksekliğine ulaşan dik yarlar bulunur. Özellikle İncir Adası, turistler ve bölge halkı tarafından piknik alanı ve plaj olarak kullanılmaktadır. Adalar ve çevresindeki koylar, Türkiye’deki son Akdeniz foku kolonilerinden birini barındırır.

Balıkçılık: Foça halkının geçim kaynağı turizm kadar balıkçılığa da dayanmaktadır. Foçalıların yüzuzun yıllardan beri tek değişmeyen gerçeği hayatlarını denizden kazanmalarıdır. Ataları gibi denizci olan Foçalılar inançlı ve özgürdürler.

Balık çeşitlerinin zenginliğinden kaynaklı yöre, Ege sahillerindeki önemini güvenliğini sağlamaktadır. Foçalı balıkçılar vasıtası ile barbun, mercan, çipura, levrek, kefal, mezgit gibi lezzetli balıkları aşağı yukarı her gün taze ve ucuz olarak bulmak mümkün olabilir. Gün batımının kızıllığında balıkçılar çaylarını yudumlarken, onların ağlarında toplanmış balıklar Foça’nın konuklarına sunulmak üzere restoranlarda hazırlanmaktadır.